travesti

Travesti, Travestiler, ankara travesti, istanbul travesti

‘Kral Çıplak’ demek anlam ifade etmiyor..

“Adam aslında ölü”su baskın bir şaşkınlık neşvünema buluyor filmin nihayetinde.

Zulmün ne demek olduğunu yaşamadan bilmemiz de beklenemezdi. Okuduklarımın ve izlediklerimin zihin dünyamda yansımaları ile karakterler gibi hissederdim.

Başka bir deyişle uzun uzadıya tümcelere bürümek gerekirse; Doctor Who izlerken sonik tornavida elimde, Supernatural izlerken hep bir Dean Winchester havası üstümde, Sherlock Holmes izlerken zati hayatı tespih yapmışım da ipuçlarını çözmüşüm. Başka bir deyişle demem o ki asla Doctor Who tarafından kurtarılmayı bekleyen halk gibi hissetmemişim kendimi veyahut ne bileyim vampirlerin dişlerini çıkartıp tam ısırmadan önce Dean Winchester’ın gelişi ile çığlık çığlığa olan adamın yerine koymamışım tabi kendimi. Sherlock Holmes için biraz vaziyet fark, netice olarak ara ara kötü karakterlerin yerine koymuşluğum var orada kendimi.

Hayır, hayır, demek istediğim zulüm kadar zulüm ne hissettirirmiş bilmezdim. Genel de kötü karakterlerinde başlangıç noktasıdır fakat biz de böyle bir durum mevzubahis değil. Kötü karakter olmak senaryocu tarafından yazıldıysa bozulsun.

Hıçkırmalık vaktimiz yok. Ağlayacaksan suskunca geç bir köşeye ağla.

Ayaklarımın çevresi betonla sarılmışçasına bir ağırlık ya da bataklık etmişler yollarımızı… Öyle bir şeyden söz ediyorum.

Kral çıplak demenin de mana dile getirmediği vakitlerdeyiz sevgilim. Hem biliyorsun bizi hep bu vakitsellik mahvetti. Dilim en son Seni Seviyorum’a doyasıya ne vakit döndü anımsamamanın şaşkınlığı içindeyim. Bu tümceyi unutma anımsa ama… Bu tümce sonumuzun kuşkulu olduğu bir noktada senin için söylendi.

Bu saatler olup biteceklere kulak kabarttığımız, gelen giden var mı diye sokaklara göz gezdirdiğimiz saatlerdir sevgilim. Korkudan değil, meraktan.

Sana sunulan o hapları münasip bir şekil de iade etmelisin. Gerçek bunlardan ibaret değil. Anahtarcı gibi birisi var elimde. Bir gün birlikte ziyaret etmeliyiz.

Birkaç saat içerisinde sıradan seyrine bürünecek gün. Şu ağarma problemine biraz dikkat etsek.

Değişen hali hazırda pek bir şey yok bu cenahta. Filmin sonunu beklemekteyiz. Düşmana düşman gibi bakmadığımızdan zulmün nasıl bir şey olduğunu anlayamadık. Kolum kanadım kırıldı biraz fakat ehemmiyetli değil, yürümeye devam ediyorum.

Ben seni ömrü hayatımda hiç bu kadar sevmemiştim. Bu da benim zulümden Rasputinsel kaçış şeklim.

 

Bursa’da yasak aşk kanlı bitti!

29906

BURSA’da hukuk bürosunda çalışan gönül ilişkisi bulunan 27 yaşında olan Emine Ebren’i silah ile öldürdükten sonra gittiği babasının evinde başına ateş ederek intihar eden evli ve 4 çocuk babası, mahpushane infaz memuru 50 yaşında olan Doğan Fırıncı, ağır yaralandı. 

 

Merkez Yıldırım Kazası Yiğitler Semti’nde oturan evli ve 4 çocuk babası Doğan Fırıncı geçen ay infaz savunma memuru olarak çalıştığı Gemlik Kazası’ndeki Açık Ceza İnfaz Müessesesi’ndan emekli olmak için müracaat etti. Doğan Fırıncı, bir gün önce akşam saatlerinde 2 seneden bu yana gönül ilişkisi bulunan merkez Osmangazi Kazası Uluyol’daki hukuk bürosunda sekreter Emine Ebren’in yanına gitti. Burada, Emine Ebren ile tartışan Doğan Fırıncı, saat 20.30 sıralarında, genç kadını tabancayla öldürdü. Doğan Fırıncı, daha sonra evinin bir alt katında oturan anne ve babasının evine gitti. Mutfakta yemek yiyen anne ve babasının yanından ayrılıp salona geçen Doğan Fırıncı, buradan sevgilisi Emine Ebren’in annesi Mürivet Ebren’i cep telefonu ile “Anne ben Emine’yi vurdum. Kendimi de vuracağım” yazılı ileti attıktan sonra oturduğu yerde başına tek el ateş etti.

KURTARILAMADI

Silah sesini duyan Doğan Fırıncı’nın babası Hızır Fırıncı erkek çocuğunu, üst katta oturan gelini ve torunlarına haber vererek yakında bulunan Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirdi. Fırıncı, doktorların yaptığı tüm müdahaleye karşın kurtarılamadı. Kendisine gönderilen iletisi okuyan Mürivet Ebren, daha sonra cep telefonu ve işyerinden aradığı kızının telefonları açmamayınca Doğan Fırıncı’yı aradı. Doğan Fırıncı’nın telefonunu açan yakınlarından, intihar haberini öğrenen Mürivet Ebren hemen Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittikçe, polisten yardım istedi. 

“KIZIMIN BU İLİŞKİSİNİ İSTEMİYORDUK”

Polise ifade veren Emine Ebren’in annesi Mürivet Ebren, “Emine bekar bir kızdı. Doğan ise evli ve 4 çocuğu vardı. Aralarındaki yaş farkı oldukça fazlaydı. Kızım onu sevmesine karşın ailemiz bu ilişkiye müsaade etmiyordu. Bir ara Doğan ile tanıştık. Bana, ‘Anne’ diyordu. Telefon numaram bile kendisinde vardı. Bu işin olmayacağını ona defaatle söyledim. Lakin kabul etmiyordu. Olayın bu boyuta varacağını düşünmemiştik” diye konuştu.

“ERKEK ÇOCUĞUMUN İLİŞKİSİNİ BİLMİYORDUM”

Erkek çocuğu ile aynı binada oturduklarını anlatan Hızır Fırıncı ise, “Doğan’ın eşi ile sıkıntısı yoktu. En azından biz bilmiyorduk. Genç kız ile aşk yaşadığını yeni öğrendim. Dün akşam bize geldi. Annesi ile mutfakta yemek yiyorduk. Yanımıza çağırdık gelmedi, ‘Salonda otaracağım’ dedi. Silah sesi üzerine odayı koştuğumuzda erkek çocuğum kanlar içerisindeydi. Hastaneye kaldırdıysak ta kurtaramadık” dedi.

CENAZE ADLİ TIP’TAN ALINDI

Bursa’da hukuk bürosunda çalışan gönül ilişkisi bulunan Emine Ebren’i tabanca ile öldürdükten sonra intihar eden Doğan Fırıncı’nın cenazesi yakınları tarafından Adli Tıp Müessesesi’ndaki otopsi hemen peşinden alındı. Fırıncı’nın cenazesi Doğanköy Kabirliği’nda toprağa verilecek.

ANNE EBREN: İLİŞKİYİ BİLMİYORDUM

Cep telefonuna gelen mesajla kızının öldürüldüğünü öğrenen Mürivet Ebren, öne sürüldüğünün aksine kızıyla Doğan Fırıncı’nın ilişkisinden haberi bulunmadığı söyledi. Bu konuda yanlış manaya olduğunu söyleyen Mürivet Ebren, “Doğan’ı netlikle tanımıyorum. Dün gece tanımadığım bir numaradan cep telefonuma, ‘Ailemizin huzuru için kendimi ve Emine’yi vurdum’ mesajı gelince polise müracaat ettik” dedi. Emine Ebren’in cenazesinin Bursa Adli Tıp Müessesesi’nda yapılacak otopsinin ardından bugün ikindi de Bursa’da toprağa verilecek.

 

Melih Gökçek Ankara kararına ne dedi?

29892

Yüksek Seçim Heyeti bugün CHP’nin Ankara seçimlerin iptali istemiyle yaptığı müracaatı görüştü. CHP için kötü haber gelirken YSK kararı ile seçimin galibi Melih Gökçek oldu.

Karar sonrası internethaber.com’a izah yapan Melih Gökçek, “Adalet yerini buldu. Allaha şükürler olsun! Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Dualarını esirgemeyenler sağolsun. Ankara daha güzel hizmetlere sahne olacak. Başbakan Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye çok güzel günler yaşayacak. Hayırlı uğur olsun”diye konuştu.

ANAYASA MAHKEMESİNE GİDİLİR Mİ?

Mansur Yavaş kararı Anayasa Mahkemesine taşıyabileceğini izah etmişti. Peki Yavaş böyle bir adım atarsa ne olur?

Melih Gökçek’e göre YSK kararlarında Anayasa Mahkemesine gidilemez. Gökçek, “Bu kararın Anayasa Mahkemesine itirazı yapılamaz. Zira YSK, Reisicumhur ve YAŞ kararları Anayasa Mahkemesine taşınamıyor. Yasanın net buyruğu var.” dedi.

Melih Gökçek rakibi Mansur Yavaş için de “Keşke bir tasarısı olsaydı. Bir tane tasarısı yoktu. Olsaydı değerlendirirdim fakat yok” dedi.

Burhan Kuzu’ya göre Twitter yine kapanabilir!

1350565141-1

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti Milletvekili Burhan Kuzu, AYM’nin ferdi müracaatı yanlış uyguladığını ve içtihat kararının hemen peşinden Twitter’ın yine kapatılabileceğini söyledi.

Ak Parti Milletvekili Burhan Kuzu Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu Twitter kararına ait, Mahkemenin ferdi müracaat hakkını yanlış uyguladığını söyleyerek, “İçtihad kararından sonra Twitter tekrar kapatılabilir.” diye konuştu.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti Milletvekili Burhan Kuzu, AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen seçim değerlendirme toplantısı öncesinde izahta bulundu.

Anayasa Mahkemesi’nin Twitter konusunda aldığı karardan sonra yine yapılandırılmasının düşünülüp düşünülmediği suallen Kuzu, “Böyle bir çalışma yok. Yalnız Anayasa Mahkememizin ferdi müracaat müessesesinin yanlış uygulandığı çok net. Çok açık bir yanlışlık var orada. Bireysel başvuruyu biz getirdik, doğru yaptık. Dünyanın tüm ülkelerinde olan bir müessese. Biz çok geç kaldık. İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmeden önce yurttaş hakkını burada arasın dedik. Doğrudur bunlar. Fakat koşullarını da koyduk. İnsan Hakları Mahkemesine gitmek için ihtiyaç duyulan olan koşul neyse onu buraya da koyduk. Başka bir deyişle içerideki alışılmış olan yollar tükenmeden rastgele bir Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulamaz dedik. Fakat buna karşın bu Twitter kararı bu kurumu değişik bir noktaya çekti. Süreç devam ederken dava oradan aldı ve böyle bir karar verdi. Üstelik de hükümetin, TİB’in ve yetkili kurumun da bu karar gerekçe gösteriyor ki böyle bir gerekçe hiçbir zaman olanaksız. Zira o yetki şu Anayasa Mahkemesi’nin; başka bir deyişle uymama vaziyetinde neler yapılacağı yasada zati var. Savcılığıa gidilir dava açılır o başka bir süreçtir. Anayasa Mahkemesi’nin böyle bir denetim hakkı filan da yoktur. Neden yapılmıştır onu ben bilemem fakat bu çok yanlış bir karar. Ondan hareketle Anayasa Mahkemesi’nin yapısında bir farklık filan mevzubahis değil şu an. Umarım ki ve bekleriz ki bu kararın doğrusunu yapsınlar yanlıştan dönsünler ters halde öbür yargı müesseselerinin bir manası kalmıyor. Tamamı kapatalım Anayasa Mahkemesi yeter de artar bize nasıl olsa.

TİB veyahut başka bir müessese veya Türkiye’deki mahkemeler, alt mahkemeler Twitter’la ilgili bir mesele gelmişse gündeme, her vakit kapatabilir. Rastgele bir mani yok.” diye konuştu.